
CE Sertifikasyonu: Sadece bir etiket değil
İnsanlar bize sürekli olarak CE sertifikasının sadece resmi görünüm sağlamak için dosyalarda saklanan bir belge olup olmadığını soruyorlar. Eğer avrupa’da yüksek kaliteli bir projede kullanılacak UV dezenfeksiyon sistemi seçmeye çalışan bir mühendisseniz, gerçeği zaten biliyorsunuzdur. Burada önemli olan kağıtlar değil, makinenin gerçekten fabrikanızda kullanılabilecek durumda olup olmadığıdır. Aksi takdirde bu, bir zaman bombası demektir.
Uyumun gerçek yüzü
UV sistemleri basit değildir. Yüksek frekanslı balastlar ve güçlü UVC ışınları söz konusudur. Eğer koruma önlemleri yetersizse veya izolasyon kalitesizse, bu sadece küçük bir arıza değildir; elektriksel yangınlar veya tesis içindeki diğer ekipmanların bozulması gibi ciddi sorunlar ortaya çıkabilir. Bu standartlara uygun olarak üretim yaparız; çünkü kimse ana şalteri açtığı anda her şeyin bozulmasını istemez.
İnsanların güvenliğini sağlamak
UVC ışınları cilt ve gözlere zarar verir. İşte bu yüzden CE standartları, kabloların ve koruma sistemlerinin kalitesine büyük önem vermemizi gerektirir. Bir teknisyen kutuyu açtığında hemen gücün kesilmesini sağlarız. Hiçbir gecikme olmamalıdır. Bu, sadece bir ek özellik değildir; ekibinizin gözlerinin sağlıklı kalmasının tek yoludur.
Doğru şekilde yapmanın maliyeti
Paralar konusunda dürüst olalım. Bu sertifikaları almak, başlangıç maliyetlerini artırır. Daha yüksek kaliteli kapasitörler ve daha iyi koruma sistemleri kullanmamız gerekir. Ancak bunun karşılığında, büyük bir ürün geri çağırma durumu veya malların gümrükte el konulması gibi kötü durumlarla karşılaşmaktan kaçınmış olursunuz. Ayrıca, tıbbi ve gıda işleme sektöründeki büyük firmalar, sertifikasız ekipmanları asla kabul etmez. Sistemin 24/7 çalışabilmesi gerekmektedir.
Bizim için bu CE işareti adeta bir pasaport gibidir. Bu sayede ekipmanlarımız dünyanın en zorlu fabrikalarına girebilir ve orada kalabilir.