
Zemindeki UV kurutma sistemi, işleri basitçe halledemez. Ya malzemenin ihtiyaç duyduğu enerji yoğunluğunu sağlar, ya da işler kusurlarla sonuçlanır; yapışma sorunları, malzemenin bozulması gibi durumlar ortaya çıkar. Cıva içeren UV lambası, bu sürecin merkezinde yer alır ve temel belirleyici faktör ise kuvarsın saflığıdır.
Teknik olarak asıl önemli olan şeyler Cıva lambası sadece “UV” değildir. 240–450 nm aralığında kontrollü bir spektral profili vardır ve 365 nm’de güçlü bir ışık yayılımı mevcuttur. Ayrıca 313 nm ve 405 nm civarında da enerji bulunur; bu enerjiler birçok fotoinisiyatör için gereklidir. Kuvars kaplama, bu spektralin geçmesini sağlar ve ne kadar UV ışığının yansıtıcıya ulaştığına karar verir. Sonuç olarak da malzemenin üzerine düşen UV ışığı miktarı belirlenmiş olur.
%99,99 saflıkta elektronik sınıfı kuvars kullanıldığında, emilim düşük ve stabil kalır. Lamba daha soğuk çalışır, kaplama şeklini korur ve kullanım ömrü boyunca verimlilik kaybı en aza indirgenir. İşte tekrarlanabilir bir mJ/cm² değeri elde etmek ve baskı genişliği boyunca maksimum ışınım seviyesini sabit tutmak için gereken de budur.
Neden böyle oluyor? Yüksek saflıkta kuvars, spektral verimi korur ve bu da doğrudan kuruma verimliliğine yansır. Aynı güçle daha hızlı bağlanma gerçekleşir, pigmentli mürekkeplerle daha iyi kuruma sağlanır ve malzemenin üzerinde daha az sıcak nokta oluşur. Sonuç olarak daha az hata, daha az atık ve düzgün bir lamba kullanım ömrü elde edilir.
Atlanmaması gereken pratik detaylar %99,99 saflıkta kuvars olsa bile, lambanın kurutma modülüyle uyumlu olması gerekir; güç yoğunluğu, ark uzunluğu ve bağlantı parçaları gibi faktörler önemlidir. Ayrıca yansıtıcının hizalanmasını spektral radyometre ile kontrol etmek gerekir. Lambanın belirlenen gücün üzerinde kullanılması durumunda kullanım ömrü azalır. Güç düşükse ise maksimum ışınım seviyesi düşer.
Ayrıca, daha kısa dalga boylarında ozon üretimi olabileceğinden, ozonsuz yapılar kullanmalısınız veya uygun egzoz sistemine sahip olmalısınız. Lambayı sadece bir tüketim malzemesi olarak değil, sistemin bir parçası olarak görmelisiniz.